4857 Sayılı İş Kanunu 25.Madde



4857 Sayılı İş Kanunu meşhur 25. Maddesi

Aslında bu yazının önemini vurgulamak için başlığı çeşitli varyasonlarla atmak isterim. Bunlar arasında ''Fesih, İş Sözleşmesinin Haklı Nedenlerle Feshi, Meşhur 25. Madde Nedir? , Hem İşten Kovulup Hem Tazminatsız Nasıl Kalabilirsiniz!'' gibi çoğaltabilirim. Peki en özet tabiriyle meşhur 25. madde nedir, neleri kapsar, her iki tarafın haklı fesih nedenleri nelerdir ve en önemlisi hangi şartlarda sözleşmeniz feshedildiğinde hem ihbar hem kıdemsiz kalırsınız bunları inceleyelim.

Yürürlükte olan 4857 Sayılı İş Kanunu 25. maddesi her iki tarafın haklı nedenlerle fesih durumlarını içeren bir kanun maddesidir.

Belirsiz süreli sözleşmeyi ihbar sürelerini beklemeden ya da belirli süreli sözleşmeyi sözleşme bitmeden feshetmek için haklı nedenler 3 başlık altında sıralanır.

Sağlık Sebepleri
Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzer durumlar
Zorlayıcı sebepler

1-Sağlık Sebepleri

a-) İşçinin kusuruyla hastalanması veya sakatlanması.

İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa “yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda”, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.

b-) İşçinin Kusuru Olmaksızın Hastalanması veya sakatlanması

İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. Yani ciddi ölümcül bulaşıcı hastalığa yakalanmış işçinin sözleşmesi haklı feshe girmektedir. Bulaşıcı bir hastalığa yakalandığının anlaşılması için çalıştığı işin özelliği göz önünde bulundurulmalıdır. Hastalığın tespit edilmesi yeterlidir. Bu hastalığın işçiye nasıl bulaştığı, işçinin kusurlu olup olmadığının bir önemi yoktur.

Alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17. maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74. maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.

2-) Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Uymayan Haller ve Benzerleri

a-) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.

Örnek: İşe girişte size İTÜ Mühendislik diploma fotokopisini vermesi fakat bunun sahte olduğunun anlaşılması gibi.

b-) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.

 c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.

 d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması,

e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.

f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.

g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.

Burada izin almamış olsa da işçinin neden işe gelemediği çok önemlidir. Yolda gelirken açılmış bir çukura düşüp bayılan ya da yakının ya da kendi rahatsızlığı sebebiyle arayıp haber vermeyen işçi işten çıkarılamaz. Kısaca mücbir sebeplerden işçi çıkarılamaz.

h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.

ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri 30günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.

3-) Zorlayıcı sebepler:

İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması.

a-) İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17. maddedeki bildirim süresini aşması.

Hukukun mevzuat tanımını verdikten sonra yorumlara geçelim. İşverenlerin tazminatsız işten çıkarmada en çok kullandıkları madde 25/2'dir. Bunun nedeni sağlık sebeplerinin ve zorlayıcı sebeplerin pek de yoruma açık kapı bırakmamasıdır. Ahlak ve iyi niyet kurallarını daha detaylı incelediğimizde de şunlarla karşılaşırız.

Örnek olay; İşveren işçinin belirsiz süreli iş akdini kıdem, ihbar tazminatları gibi yasal haklarını vererek fesih etmek üzere işçiyi odasına davet eder. Odada işveren vekili olarak insan kaynakları ve personel çalışanlarından 3 kişi bulunmaktadır. Durum kendisine açıklandığında işten çıkarılmasına itirazı olmadığını zaten başka bir şirket ile prensipte anlaştığını, yeni işinin hazır olduğunu söyler. İşveren bu durumda işçiyi istifaya zorlar. İşçi yasal haklarından mahrum kalmamak için istifa etmeyi kabul etmez ve çıkarılmayı talep eder. İşveren işçinin başka bir şirketle iş görüşmesi yapmış olmasını İş Kanununun 25.maddesi (ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller) 2.bendi e fıkrasına uyduğunu varsayarak işçinin iş akdini tutanak tutmadan ve savunmasını almadan ve de hiçbir tazminatını ödemeden fesheder. Fesih işçiye noter kanalıyla adresine tebliğ edilir. İşveren Tanık olarak da odada bulunan insan kaynakları ve personel çalışanlarından 3 kişiyi gösterir.

Örnekte olduğu gibi İşçinin ayak diretmesi ve istifa etmemesi durumunda işçinin iş sözleşmesinin sona ermeden "başka şirketlerle görüşmüş olması" durumunu "şirkete sadakat ve bağlılık" ile ilgili olan iş kanunu 25/2 nin e fıkrası kapsamına girdiğini iddia ederek "tazminatsız" fesheder. Ancak "şirkete bağlılık" maddesi, işçinin şirket sırlarını başka şirketlere aktarıp aktarmaması ile ilgilidir. Başka şirketlerle görüşmüş olmasının "şirkete bağlılık" maddesi ile ilgisi yoktur.

Bu örnek olayda karşılıklı açılan davalar sonucunda karar işçi lehine çıkmış ve fesihin geçersiz olduğu belirtilerek ''tam kabul''le işe iade kararı çıkmıştır.

Saygılarımla,
iKMania


0 yorum: