• Cv hazırlamanın püf noktaları

    Olmak ya da olmamak arasında sadece 6 saniyeniz var desem. Peki, bu 6 saniye ne anlama geliyor...

  • Kariyer Haritası Nasıl Hazırlanır

    Evet bakalım gençler, kendini genç hissedenler ve sevgili y kuşağı. Bu seferki insan kaynakları yazımızda kariyer planlaması nedir, kariyer haritası nasıl çizilir bunu öğreneceğiz. Her zaman dile getirdiğim üzere kariyerinizi şekillendirmeye daha üniversite sınavına hazırlanma aşamasında başlamanız gerektiğini söylüyorum size. Çok basit düşünün;...

  • İşe İade Davası

    Nerede bir cümle içinde ''işe iade'' kelimeleri geçerse orada akan sular durulmalı. Bu konu hem işçi hem de işverenler açısından dipsiz bir kuyuya benzer. Belkide iş hukuku konusunun en önemli konu başlığı ''işe iade davasıdır''...

  • Stres Mülakatı

    tres mülakatı; mülakat teknikleri içinde her iki tarafı oldukça geren belkide tek mülakat tekniğidir bu. Google'a ''stres mülakatı nasıl yapılır'' diye aratacak derecede kırmızı çizgiler içeren ve konunun uzmanları tarafından yapılması elzem bir mülakattır. Peki bu mülakat hangi meslekler için uygulanır?...

  • Kariyer.net Taktikleri

    Kariyer.net’te bir ilana ortalama 2500 başvuru geliyor. Ortalama belirtiğim bu rakam 3000’leri buluyor büyük şehir ilanlarında. Bu binlerce kişi arasında kaybolmamak için gerekli birkaç tüyoyu sizinle paylaşayaım istiyorum. ...

CV Hazırlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

CV'ye Adres Yazmak

0 comments


CV'ye Adres Yazmak

 

Merhaba,

 

İş başvuruları için hazırladığınız CV’de özellikle kadınlar tarafından kapı numarasına kadar detaylı adres bilgisi yazılmalı mıdır yazılmamalı mıdır?


Yazılmamalıdır.

 

Yazı bu kadardı, dağılabiliriz.

 

80 Milyon artı 10 milyonda kaçakları sayarsak yaklaşık 90 Milyonluk ülkede CV’nize adres bilgisini kapı numarasına kadar nokta atışlı yazmak büyük risktir.

 

Konu hakkında uzun uzun analiz yazmaya gerek yok ve konuyu son yaşanan adli vakalara da bağlamayacağım. Bundan 10 sene öncede riskti, şimdi de risk, yarın daha da riskli olacak.

 

Amerika'da CV'lere bırak detaylı adresi yazmayı, fotoğraflı CV'ler bile yazılmıyor özellikle SJW ve WOKE kültürü yüzünden yakın zamanda cinsiyeti belli eden ifade bile yazılamıyor. Sonrasında burada gelmiş kapı adresine kadar açık adrese gerek yok.

 

İl-İlçe-Mahalle yeter, fazlası risk iştahını arttırır.

Saygılarımla,
iKMania

 


Devamını oku... »

Linkedin Kullanma Kılavuzu

0 comments

Linkedin Kullanma Kılavuzu

Merhaba. Linkedin’i duymayanız yoktur herhalde. Eğer ‘’o ne ola ki yenilir mi?’’ diyeniniz varsa hemen ilk elden linkedin’de bir profil sayfası oluştursun ve bu yazıyı ondan sonra okusun. Geri kalan kitle zaten linkedin’i bildiği için yazıya devam edelim.

Sitenin okunuşu olarak ona linkedin denmez ‘’linktin’’ denir diyenlerle hayır Türkçe’yi korumalıyız onun adı adı üstünde ‘’link edin’’ diye okunur diye tartışanlarda bu kavgasına bir son versin. Gönlü isteyen ‘’linktin’’ der gönlü isteyen Türkçe ‘’link edin’’ der.

Linkedin’i ‘’facebook’un kravatlısı’’ haline getiren ve siteyi prof. kimliğinden çıkarıp akrabalarla pikniğe gelmiş samimiyeti, ne bileyim kısır ve böreklerle altın günlerinde yapılan goygoylara çevirerek kedi-köpek resimleri, garip garip karikatür ve fıkra paylaşanları da Mark Zuckerberg’e havale ediyorum. Degajesine kadar açık ‘’günaydın’’ resimlerini paylaşan kadınları ne CEO’lar ne CFO’lar beğeniyor ki bu tarz kadınların iyice gaza gelip hazır yaz gelmişken denize doğru ayak çekmeli resimlerini veya bikinili resimlerini de paylaşmaya başlayacaklar ki tek korkum odur. O tarz manken kızlarımızı da Ara Güler’e havale edelim geçelim. Bu arada gözlemlerimle ilginç bir istatistik çıkardım. Bu tarz siyasi paylaşımlar, ilkokul 3 çocuğunu bile güldürmeyecek sığlıkta fıkralar ve dekolteli resimleri paylaşanlar genelde işletme sahibi, patronlar, işverenler oluyor. Peki neden? Bu tarz işveren kişilerin ‘’iş arama’’ korkusu olmadığı için sitede istediği gibi yardırıp geçiyorlar. İşveren dışında kalan garibim kitlede aman şu resmi beğenmeyeyim aman şu kedili videoyu paylaşmayayım ki başvuru yapacağım şirketlerin İnsan Kaynakları çalışanları veya Headhunter’lar linkedin’de çizdiğim profilimden dolayı beni işe almaktan vazgeçmesin korkusu yaşamaktadır. 

Headhunter demişken artık gelelim yazının esas amacına. Vermek istediğim mesajı ve belirtmek istediğim bence en önemli noktayı ilk başta veriyorum ki diğer maddeler klasik öneriler şeklinde olacaktır. 

1-) Adınızın soyadınızın yanına eğer iş arıyorsunuz ‘’yeni iş arayışında’’ ibaresini muhakkak koymalısınız. Bu şundan önemlidir. Headhunter'lar ve recruitment'ler dediğimiz ‘’yetenek avcısı’’ kişiler siteyi aktif kullanmaktadır. Sitenin gelişmiş arama kısmına yetenek avcılığı yaptığı meslek ismini yazarak arama yaparlar ki olabildiğince fazla kişiye ulaşırlar ve süzme işlemi başlar. Örnek olarak bir headhunter ‘’Muhasebe Müdürü’’ ilanı için yetenek arıyor. Linkedin’e girdi ve arama butonuna muhasebe müdürü yazdı, şehri İstanbul seçti, sektörü muhasebe seçti ve aramaya başladı. Karşısına çıkan isimlerin yanında ‘’iş arıyor, aktif iş arayışında, çalışmıyor’’ gibi ibareler bulunan kişilerle direkt iletişime geçer. Bunun dışında, sizin iş arayışınız varsa ama bunu belirtmemişseniz bir headhunter bunu bilemeyeceği için radara yakalanma şansınız çok azalır.

Kural 1: Eğer aktif iş arayışınız varsa çalışıyor bile olsanız bunu isminizin yanında belirtin.

2-) Mesleğinizi ve unvanınızı yazın şirketi değil. Hali hazırda çalıştığınız şirketi yazabilme şansınız oluyor. Bunun dışında unvanınızı da isminizin, soy isminizin yanına yazabilirsiniz. Örnek olarak doğru kullanım, 

Anıl Güçlü – İnsan Kaynakları Uzmanı
yanlış kullanım olarak, Anıl Güçlü – X Şirketi İK’sı!

3-) Profil bilgilerinizi sürekli güncel tutun. Linkedin’in esas amacı zaten doğru kişileri doğru işlerle buluşturma şansının olmasıdır. Profiliniz canlı ve yaşayan CV gibi olmalıdır. Profesyonel unvanınız, konumunuz ve sektörünüzü iyi belirtin. Kim olduğunuz, ne iş yaptığınız profilinizde açıkça belli olsun ki arama kısmında bu özellikleriniz gözükebilsin.

4-) Sadece profesyonel fotoğraflar kullanın. Fazla söze ve yoruma gerek yok sanıyorum. Önemli bir özellikte fotoğrafınız güncel olmalıdır.

5-) Özgeçmiş özeti yazın. Bu bölüm daha çok iş başvurularında kullanılan ön yazı formatı mantığında olmaktadır. Çok kısa kariyer hayatınızı, başarılarınızı, hedeflerinizi yazabilirsiniz.

6-) İmla hatalarına çok dikkat edin. Gelyom, tiskindim, varmı yazan veya de, da’ları ayrılmamış bir profilin iş bulma şansı çok çok azalmış demektir.

7-) Kullandığınız anahtar kelimeler mantıklı olsun; bilinçli seçimler yapın. Kelimeler tahmin edemeyeceğiniz derecede önemli. Profilinizde yer alan anahtar kelimeler, görünmez olmakla bulunur olmak arasındaki farkı ortaya koyacaktır. Bu nedenle, arama sonuçlarında görünmek istediğiniz anahtar kelimeleri iyi saptayın; ve bu kelimeleri başlıktaki unvanınızda, özette ve profilinizde de kullanın.

8-) URL’nizi de kişiselleştirin. LinkedIn hesabınızı oluşturduğunuzda otomatik olarak, marka ya da firmanızla alakası olmayan, anlamsız sayılardan, harflerden, ters slash işaretlerinden oluşan karmaşık bir internet adresi veriliyor. Bunu düzeltmek için "Genel Profil"de "Kişiselleştirilmiş URL’nizi oluşturun" butonuna tıklamanız yeterli.

9-) Mesleğinizle ilgili gruplara katılın. İnsan Kaynakları çalışanı bir kişi kendi meslek grubuna, muhasebe çalışanı bir kişi kendi meslek grubuna üye olabilir. Gruplara üyelikle daha çok kişiyle tanışma, daha çok bağlantı kurma ve daha çok network sağlayabilirsiniz. Bu da haliyle daha çok iş imkanı demektir. Bunun dışında sırf iş arayanlara yardımcı olmak açısından gruplar kurulmuştur. Oralara da üye olabilirsiniz. 

10-) Birinin profilini incelediğinizde karşı tarafa bildirim gider. İşte linkedin’i facebook ve twitter mantığı dışında kullanmanız için harika bir örnek. Burası eski sevgilinizi stalklama yapacak mecra değildir. Eğer karşı tarafa uyarı gitmesini istemiyorsanız gizlilik ayarlarınızdan, kişiye haber gitmemesi seçeneğini kullanabilirsiniz. Sadece çalıştığınız şirket ya da sektör bilgisinin gitmesini sağlayabileceğiniz gibi, tamamen anonim de olabilirsiniz.

11-) Durum güncellemelerini kullanın ama abartmayın. Genel olarak mesleğinizle ilgili bir gelişme veya haberi, eğer blog tutuyorsanız yazdığınız yazıları veya aktif iş arayış haberlerinizi güncellemeden duyurabileceğiniz gibi swarm veya twitter mantığında ‘’i am at work. Boring’’ güncellemesi veya ‘’şuan kahve içiyorum. Hava çok güzel yaz geldi’’ de diyebilirsiniz.

12-) Linkedin de kesin ama kesin kez kesinlikle siyasi tartışmalara girmeyin, başkalarıyla münaşaka yaşamayın, çalıştığınız şirket veya eski şirketinizle alakalı veya eski bir çalışanla ilgili olumsuz yorumlar paylaşmayın. Sonrasında çaycınızla yaşadığınız bir anekdotu ekşi sözlük gündeminde görebilirsiniz. Günümüz sosyal medya devri. Mülakattan yeni çıkmış aday daha kapıdan çıkmadan yaşadığı mülakatı facebook, twitter, swarm, instagram, foursquare ve linkedin’de saniyesinde duyurabilir. Tüm bu bileşenleri göz önüne alıp kesinlikle linkedin’de milletle münakaşaya girmeyin.

13-) Linkedin bağlantılarınızı dışarı aktarabilirsiniz. Bunun için, "bağlantılar" sekmesine gelin; "bağlantıları dışa aktar" butonuna basarak tüm bilgileri .cvs dosyası olarak kaydedin. Böylelikle tüm bağlantılarınızın adı soyadı, e-mail adresleri, unvanları ve çalıştıkları şirketlerin olduğu portföyünüz güvende olur.

Şimdilik linkedini kullanma kılavuzuyla ilgili aklıma gelenler bunlar. Burası yaşayan sosyal bir mecra olduğu için yeni kullanım alışkanlıkları geliştikçe yeni yazılar yazarız. Burasının facebook’un kravatlısı olmadığını unutmayın, profilinizin yaşayan CV olduğunu unutmayın, iş arıyorsanız headhunter ve recruitment’lerin radarına takılmak için isminizin yanına iş arıyor ibaresi koymayı unutmayın ve en önemlisi sizi doğru arayanın doğru bir şekilde bulması için meslek, unvan ve sektörünüzü anahtar kelime olarak yazın.

Saygılarımla,
iKMania

Devamını oku... »

Kariyer.net ve Kara Liste

0 comments


İş ararken kara listeye girmeyin. Aman dikkat!

Merhaba. Bugünkü konumuz kariyer.netin sunduğu bir imkan olan ve şirketlerde kullanılan ‘’blacklist’’ mantığı olacaktır. Blacklist adı üstünde kara liste anlamına gelir. En özet tanımıyla da şirketlerin herhangi bir nedenle sizi kara listeye ekleme işlemi gerçekleştirmesi, dolayısıyla da o şirkete bundan sonra iş başvurusu yapamamanızdır. Kariyer.net dışında İK personellerinin şirket içinde oluşturduğu kendi kara listeleri bile çok rahat hazırlanabilir. Bu süreç bazen excelde hazırlanan basit bir tabloya bakar.

Kariyer.nette kara listeye eklenmişseniz size herhangi bir duyuru gelmez ve siz o şirketin açtığı ilanlara teoride başvuru yaparsınız ama kara liste’de olduğunuz için yaptığınız başvurular pratikte görülmez bile ve işin kötüsü sizin bundan haberiniz bile olmaz. Bir diğer dipnot hiç kimse de bu kişiyi neden kara listeye ekledin diye hesap sormaz ve hiçbir İK’da kariyer.net ilanlarında kimler kara listeye eklenmiş, kara listede ki kişileri listeden çıkarayım da başvuru yapsınlar diye güncelleme yapmaz.

İş arama süreci özellikle adaylar için yoğun psikolojik dönemin yaşandığı zorlu bir süreçtir. Aynı şekilde işe alımcı İK’larda yeni pozisyon açıldığında veya personel arayışı olduğu dönemlerde bu stresli durumdan nasibini alırlar. İşçi yeni bir işe girme telaşı yaşarken işveren de dolayısıyla insan kaynakları da o pozisyon için en uygun adayı bulmak, pozisyonu zamanında doldurmak ve işe aldığı personelin uzun süreli çalışacak en doğru kişi olma hedefini tutturma telaşı yaşar. İşte bunca telaş içerisinde özellikle adayların etik kurallara sığmayan davranışları onları kara listeye sokabilir.

Peki kara listeye girme nedenleri nelerdir?

- Mülakata habersiz ve mazeretsiz katılım göstermeme.

Öncelikle şunu başta belirteyim İK’ların işi aday elemek değildir arkadaşlar. Yani biz aday elemek için mülakatlara kişi davet etmiyoruz. Her iş her kişiye uygun olmayabilir, şirketi beğenmez, ücreti beğenmez, işi beğenmez bunlar son derece olağan şeyler ama size verilen randevu tarihi ve saatine mazeretsiz katılım göstermemeniz size handikap yaratır. Tabiî ki acil bir sağlık sorunu olur, acil başka bir işi çıkar bunlar önemli değil. Önemli olan eğer o gün içerisinde görüşmeye gelemeyeceğiniz belli olmuşsa bu durumu şirkete haber vermeniz gerekir. Randevu takvimi belli bir plana göre oluşturulduğu için size verilen görüşme saatine başka bir aday davet edilebilir. Oradaki insan kaynakları görevlisinin vaktini boşa harcama, o işe ihtiyacı olan, kriterlere uyan ve görüşmeye gidebilecek birinin de hakkına girme gibi davranış içerisine girebilirsiniz. Yazıya örnekleri kendi profilimden vermek istiyorum. Randevu verdiğiniz bir aday görüşmeye gelmeyip aradığınızda da ‘’görüşmemiz olduğunu unuttuğum için gelmedim’’ derse bu kişi kara listeye 1 adım yaklaşır. Ben herkese şans tanıyan ve herkesin bir şansa sahip olduğuna inanan biriyim. Böyle bir durumda bile 1 kereye mahsus randevu tarihini güncellerim ama bundan sonraki süreçte aday 2. randevuya da gelmeyip, telefonları açmadığında da kara listeye girmiş olur. Turnover oranı yüksek olan işlerde bunun standartı 3 olabilir. Adaya 3 defa randevu verilip katılım göstermediyse kara listeye çok rahat girmiş olur, onun dışında kurumsal ve çok uluslu şirketlerde bu ortalama 1’e bile düşebilir. Sözün özü etik kurallara özen göstermek adına o işte çalışmaktan ve başvuru yapmaktan vazgeçseniz bile en azından arayıp gelmeyeceğiniz belirtiniz. Eğer belirtmezseniz ve kara liste olayı yaşanırsa bir daha o şirkete başvuru yapamazsınız.

- İşe alındıktan sonra işe gelmeme

İnsanoğlu çözmesi zor bir kişiliktir ve ilginç davranış kalıplarında bulunabiliyor. Görüşmelerin olumlu geçtiği aday ilk iş gününe mazeretsiz gelmeyebiliyor ve aradığınızda da başka yerden iş teklifi geldi oraya başlayacağım diyebiliyor. Bu 2. madde de yapılan etik davranış hatası sizi mülakata mazeretsiz gelmeme nedeninden daha kolay kara listeye ekletebilir. Tüm işe alımlar, alınacak kişi sayısı, personellerin başlayacağı tarih, oryantasyon listesi ve planı, açık pozisyon sayısı hep bir plana dayanmaktadır. Siz işe alınıp keyfi işe gelmediğinizde sizi plana dahil ederek oluşturulan tüm bu süreçler domino etkisi gibi devrilmektedir. Ben her zaman için yedek personel oranını hesaplarım ve yedek alırım ama dediğim gibi işe alınıp daha ilk iş gününde kendilerine kafa izni veren personellerin bir daha o şirkette işe başlama oranı sıfıra yakın oluyor. 

- Sosyal medya da şirket hakkında olumsuz görüş ve paylaşımlar

Diyelim ki x bir çalışan var. Bu çalışanınız herhangi bir nedenden dolayı sizin şirketten ayrıldı. Ayrılık nedeni ister iş sözleşmesinin feshi (çıkarılma) isterse istifa olsun bu x kişi facebook, twitter, tumblr, bilimum forum sitelerinde çalıştığı son şirketi karalayıcı ve olumsuz görüşler yazdı diyelim. Gün geldi aynı x kişi hayat şartlarından dolayı tekrar sizin şirkette çalışmak için iş başvurusunda bulundu. Siz bir işveren veya İK olarak o kişiyle çalışmak ister miydiniz? Sağduyulu her insanın vereceği cevap gibi çok az kişi tekrar çalışmak ister ve o kişi bu davranışlarından dolayı kara listeye eklendiği için tekrar başvuruda bulunamaz.

- Mülakat esnasında İK’cıyla tartışma, hakaret, kavga etmek

Sayacağım son madde çok fazla yoruma açık kapı bırakmıyor bence. Bazen öyle kişilerle muhatap olabilirsiniz ki, telefonda mülakata davet etmek için aradığınızda sizinle tartışabilir, mülakatta şirketi veya sizi küçük düşürücü hakaretlerde bulunabilir, iş görüşmesine amaçsız gelip görüşmede trollük yapabilir. Bu tarz kişi ve hareketlerde kara listeye eklenme nedeni olabilir. 

Sonuç olarak iş arama ve aday işe alma ciddi bir iştir. Bu süreçleri çocuk oyuncağı gibi görüp ilanlara öylesine başvurma, randevu verilip 3 defa gelmeme, işe alınıp habersiz başlamama gibi işlemler yaparsanız hiç kimse de gözünüzün yaşına bakmaz ve mimlenmiş olursunuz, etik olmaz. Başta da dediğim gibi hiçbir İK aday elemekten zevk almaz veya kişi elemek için mülakata çağırmaz. Aynı şekilde şirkete uzun yıllar katma değer yaratacak kişileri işe almak için onca emek, zaman, para harcanmaktadır. Her zaman dediğim üzere şirketler gelip geçici, insan ilişkileri baki kalır. Sizde hiçbir zaman çıktığınız kapıyı sertçe kapatmayın belki bir gün o kapıyı tekrar çalmak durumunda kalabilirsiniz.

Saygılarımla, 
iKMania

Devamını oku... »

İş Başvurularında Sosyal Medya ve Linkedin Kullanımı

0 comments

Yeni nesil İk - İş başvurularında sosyal medya ve linkedin kullanımı

Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir demişler. Bu değişim rüzgarından da en iyi rüzgarın kendisini istediği yöne yönlendirmesini bekleyenler yararlanabilir. Sürekli innovasyona önem veren proaktif yaklaşım gösteren kişilerdir bunlar. Günümüzde de klasik özgeçmiş yerini ''görüntülü özgeçmişe'' , klasik mülakatlar ''yetkinlik bazlı ve davranışsal mülakatlara'' ve klasik iş başvurularından sosyal medya odaklı başvurulara geçiş yaşanmaktadır. Bu kadar uzun bir girizgahtan sonra esas konuya yönelelim.

- İş ararken sosyal medyayı nasıl kullanabilirsiniz?

Akla gelen ilk cevap kesinlikle linkedin olmalıdır. Aktif iş yaşamında olanlar veya prof. hayatlarında bir defa ''linkedin'' sitesini duymuşlardır. Facebook mantığında çalışan ama tamamen prof. bir ortam barındıran linkedin ''iş başvurusu ve sosyal medya'' kelimlerini aynı cümle içinde kullanılmasını sağlayan belkide en aktif sitedir. Burada tabi ki uzun uzun linkedin nedir diye anlatmayacağım ama ben size direkt linkedin faydalarından bahsetmek istiyorum. Linkedin kullanım alışkanlığı, linkedin'de yapılan hatalar gibi bilgileri daha sonra paylaşırız.

Öncelikle iş arayan bir birey olarak muhakkak en acilinden bir linkedin hesabı açmalısınız. Daha sonra bu hesabınıza prof. özgeçmişinizi detaylı aktarmalısınız. Özellikle şunu da vurgulamak istiyorum ki çalıştığınız işlerde sadece pozisyon adı yazmak yerine detaylı bir görev tanımı yazmanız sizin faydanıza olur. Varsa staj tecrübesi, sertifika ve okul bilgilerini yazabilirsiniz. Daha sonrada çalışmak istediğiniz firmaları takip etmelisiniz. Bunun yanında size çok özel bir tavsiyede bulunmak istiyorum ki ben az sonra anlatacağım uygulamayı gerek iş ararken gerekse de ik olarak çalıştığım zamanlarda sık sık kullanırım. Örnek olarak kariyer.net'de x şirketinde bir iş ilanı yayınlandı. O ilana kariyer.net üzerinden başvuru yaptıktan sonra google'a ''x şirketi insan kaynakları'' yazdığınızda ilk çıkan sayfalarda muhakkak oradaki ik'nın linkedin profili çıkıyor. Sizde meramınızı uygun bir üslupla anlatıyorsunuz. Örnek kalıp olarak ''merhaba x bey. sizinle kariyer.net üzerinden yayınlanan x pozisyonu ilanı için iletişime geçiyorum. Adım şu, okulum bu, şu kadar sene iş tecrübesine sahibim. Özgeçmişimi incelemeye değer bulduğunuz takdirde mail adresinize özgeçmiş bilgilerimi göndermek isterim. Vakit ayırdığınız için teşekkürler'' şeklinde kalıpla mesaj atıyorsunuz. Yaratıcılık önemlidir. Bana bu tarz sosyal medya kullanımıyla yeni nesil başvuru yapan adaylar işe ne kadar fazla istekli olduklarını hatırlatıyor ve karşı tarafta pozitif bir algı yaratabiliyorsunuz. Konu buraya gelmişken ve başlığımız sosyal medya kullanımı demişken bir noktayı kırmızı çizgilerle çizmek istiyorum. Yurtdışında işler farklı olabilir ama günümüzde karşı tarafın özel paylaşım alanına giren ''twitter, facebook'' gibi platformlardan da iş başvurusu yapmamak gerekiyor ve eğer ik'cı linkedin'de size herhangi bir dönüş yapmamışsa olayı taciz boyutuna getirmemek gerekiyor. Günümüz Türkiye şartlarında facebook kişilerin sosyal alanı olduğu için mesaj kutusuna düşen bir iş başvuru talebi ters tepebilir.

Son olarak linkedin'de yapılmaması gereken davranışlar neler onları inceleyelim.

Linkedin'i kesinlikle ''facebook'un kravatlı olanı'' kategorisinde kullanmayın. Yani cuma günleri hayırlı cumalar dilememek, absürt yiğit özgür karikatürleri paylaşmamak, linkedin profil resminizi facebooktan arak bir şekilde kullanmamak, olay ne olursa olsun siyasi içerikli paylaşımlar yapmamak, kedi-köpek videosu paylaşmamak, kan gölüne dönmüş gül karpostalı içerisinde özlü sözler paylaşmamak gibi örnekleri çoğaltabiliriz. Yani facebook, instagram, twitter'da ne paylaşıyorsunuz onun tam tersini yapmalısınız.



Devamını oku... »

Yeni Başlayanlar İçin Özgeçmiş Hazırlama Rehberi

2 comments
Merhaba. Maksimum 2 sayfa uzunlukta olan bir kâğıt parçası sizi 45 dk. lık bir görüşmeye götürebilir, o 45 dk. görüşmede ömrünüz boyunca çalışacağınız işe vesile olabilir. İşte bu nedenle kelebek etkisi yaratacak olan o 2 sayfalık özgeçmiş hazırlama büyük bir özveri, titizlik ve dikkat istemektedir. Bizde bu yazımızda iş hayatına yeni atılacak tecrübesiz genç adaylara kılavuz olacak rehberi hazırlayalım. Özellikle öğrenciler ve yeni mezunlar bana bu konuda çok soru soruyorlardı. O soruyu cevaplandıralım.

Okuldan mezun oldunuz diplomanızı aldınız ve önünüzde bembeyaz bir kâğıt ve kalem duruyor. Peki, ben buraya ne yazacağım?

- Öncelikle olaya etkili bir ön yazı yazmakla başlayabilirsiniz. Ön yazı her çalışan için gerekli çok önemli bir araçtır. Peki deneyimsiz yeni mezun olarak ön yazıma ne yazacağım? Okuduğunuz okulu, varsa staj tecrübelerinizi, aldığınız sertifika, kurs, seminerleri yazabilirsiniz, okuldaki sosyal ve kültürel katıldığınız etkinlikleri belirtebilirsiniz, iş hayatına ne kadar arzulu olduğunuzu ve kariyer hedefinizi, hangi işi neden ve nasıl istediğinizi belirtebilirsiniz. 

- Yaratıcı bir özgeçmiş formatı bulun. Bu 2. maddeyi ilkiyle bağlantılı anlatıyorum. Özgeçmişinizin gerekirse ilk sayfasını çok güzel ve vurucu bir ön yazıya ayırın. Manas Destanı uzunluğunda olmayan ama tek cümleyle de sınırlı kalmayan ön yazıyı hazırlayın gerekirse özgeçmişiniz 2. sayfadan başlasın ve yeni mezunlar için elzem olan yaratıcı bir özgeçmiş formatı hazırlayın. Google'da basit bir aramayla infografik cv hazırlama sitelerini bulabilirsiniz. Bu yaratıcılık rakipleriniz arasından sıyrılmanıza neden olabilir. Devir proaktif devri. Videolu özgeçmiş hazırlayın. 1 dakikalık video içinde adınız, yaşınız, okulunuz, bölümünüz, yaşadığınız şehir, iş, staj, tecrübesi, sertifikalarınız, neden bu işi istediğiniz ve kariyer hedefinizi anlatın.

- Geldik o malum soruya: ''hiç iş tecrübem yok ki, ne yazayım?" evet üniversite de katıldığınız sosyal aktiviteleri, erasmus, work and travel yapmışsanız bunları, katıldığınız sertifika, kurs, seminerleri yazabilirsiniz. burada bir not, okurken part time çalıştığınız cafe, bar işlerini eğer hedeflediğiniz kariyerle örtüşmüyorsa yazmanıza gerek yok. yani sırf boşluk doldurmak için bu tecrübelerinizi yazmanıza gerek yok.

Son olarak özgeçmişinizde yapmamanız gereken hataları belirtelim. Bu ölümcül hatalar prof. içinde yeni mezunlar içinde geçerlidir. 

- İmla ve yazım hataları. Kulağa basit gibi gelebilir ama yazım hatalarıyla dolu bir özgeçmiş İK'cıda özensiz hazırlanmış bir özgeçmiş algısı yaratır ki bu elenmeniz için bir sebeptir. Nedeni basittir. Kendi geleceğini etkileyecek bir özgeçmiş yazmaya üşenen kişiye yarın iş verildiğinde de üşeneceği manasına gelir. (Konumuzla ilgisi olmasa da şunu önemle belirtmek isterim. Aynı şey şirkete geldiğinizde doldurduğunuz iş başvuru formu içinde geçerlidir. Adaylar bana soruyor, şunu yazmasak olmaz mı, sertifikalarım var ama üşendiğim için yazmadım, iş tecrübelerimi yazmasam olmaz mı! diye) Daha özgeçmiş hazırlarken ve şirkette iş başvuru formunu doldururken bu üşengeçlikleri yaptığınızda elendiğiniz zaman sorunu karşıda değil kendinizde arayın.

- Hatalı formatta hazırlanan özgeçmiş. Word 2003 dosyasını word 2013 açmayabilir ya da pdf formatı hazırlamak güzel ama her bilgisayarda pdf okuyucu olmayabilir. Biraz teknik konu ama dikkat edilmesi gerekir.

- Absürt cv isimleri kaydetmek. Örnek olarak ''özgeçmişim'' gibi öznesiz isimler kaydetmeyin. Bunun nedeni ik uzmanının mail adresine gelen bir özgeçmişi aramak istediğinde o ismi bulamamasıdır. İsim-soyisim şeklinde bir format belirleyin.

- Kulağa absürt gelebilir ama iş başvurularınızda kullandığınız mail adresine azami dikkat edin. Sorarım size, kim asi-stayla-93@hotmail.com mail adresine sahip birisiyle çalışmak ister. En yalın şekilde ad-soyadınızı içeren bir mail adresi alın ki kurumsal bir imajınız olsun.

- Fotoğraf seçimi. Bende bir nevi ucundan y kuşağı olduğum için yaratıcılıktan yanayım ve özgeçmişte selfie olur mu tartışmasında olmalıdan yana oy kullanıyorum ama bununda bir dozajı olmalı. Sevgilinizle çektirdiğiniz selfie olmamalı, yan profilden evin içinde güneş gözlüğüyle çektirdiğiniz resim olmamalı, kızlarımızın yatağın üstünde çektirdiği ya da kanepede uzanır pozisyonda çektirdiği resim olmamalı, arabasıyla çektirdiği resim olmamalı, boş mermer resmini özgeçmişinde profil resmi olarak kullanmamalı. İmam-cemaat ilişkisi olduğu için imam özgeçminizde selfie olabilir dediğinde hangi absürt durumlarla karşılaşacağımızı tahmin edebiliyoruz bu yüzden siz gene de takım elbiseli vesikalık tarzda bir resim koyabilirsiniz. 

Özellikle yeni mezunlar ve öğrenciler için özgeçmiş hazırlama tüyoları buna benziyor. Aklınıza takılan her soruda ya da cv danışmanlığı için benimle iletişime geçebilirsiniz. İş hayatınızda başarılar.

Saygılarımla,
iKMania

Devamını oku... »

Ön Yazı Nedir, Nasıl Yazılmalıdır?

0 comments


Ön Yazı Nedir, Nasıl Yazılmalıdır?

Merhaba. Ön yazı insanı vezirde eder rezil de eder dersem sanırım abartmış olmam. Eğer ki CV'niz bir futbol takımıysa ön yazınız da forvetiniz demektir. Gole giden en önemli araç olabileceği gibi maç sonunda hezimet yaşatmış ve saç baş yolduran bir şeyde olabilir. İş başvurularında ön yazı yazmanın neden bu kadar önemli olduğunu yukarıdaki 2 cümlede anlattığımı sanıyorum. Peki günümüzde değil iş hayatına daha başlamamış öğrenciler, prof. çalışanlar bile neden ön yazı yazmakta zorlanıyorlar?

Öncelikle ön yazı yazmanın kurallarını ve iyi bir ön yazının sahip olması gereken kriterleri madde madde belirtelim.

Ön Yazı nasıl yazılmaz?

- Birinci ve belkide en önemli madde kendinize özgü ve başvuru yaptığınız şirkete özel bir ön yazı yazın. Bu ne demek? Google'da çıkan ilk ön yazı örneğini copy-paste yapıp her gelen şirkete yollamayın. Neden? Her gelen başvuruda hep aynı kalıpta aynı cümlelerle yazılmış ön yazı belli bir noktadan sonra İK'cı da ters tepmekte ve ön yazının esas amacını gölgelemektedir. Kural-1 özgün bir ön yazı bulun.

- Ön yazı demek bir nevi CV'inizin özeti demektir. Yani CV'nizin tamamını ön yazıya aktarmayın ve elinizden geldiğince ön yazıyı kısa tutmaya bakın. Ön yazılarınız İK'cılar tarafından okunuyor evet ve ben ön yazılara olduğunca değer vererek okuyorum ama dediğim gibi biyografi yazmıyorsunuz, kısa ve öz yazın.

- Ön yazı bir espri mekanizması değildir ve sizde stand-up yapan bir showmen değilsiniz. Yani ön yazınıza ''beni tanıyınca çok seversiniz :)'' gibi cümleler yazmayınız en baştan elenirsiniz.

- Ön yazı da kendinizi överken abartıya kaçmayın. Gereksiz mütevaziliğe gerek yok ama abartı övgü cümleleri de başvurunuza egoist, megaloman damgası vurdurmasın.

- Yazınızda azami imla kurallarına dikkat edin. W, q, x'li cümleler kurmayın, sms dili kullanır gibi slm, kib, by yazmayın.

- Belli bir format uydurduktan sonra aynı yazıyı her başvurunuza copy-paste yapmayın. X şirketine başvururken yazınızda Y şirketi yanlışlıkla çıkmasın. Bu özensizlik ve algısı düşük bakış açısı yaratır ki elenmeniz için başlı başına bir kriter olmaktadır.

Ön Yazı Nasıl Yazılır?

Klasik yaparım, ederim demek yerine şu nedenle yaparım bu yüzden ederim gibi daha somut cümleler kurun. Eğer bir satışçıysanız sayısal veriler kullanın. Örneğin ''geçen projede satışları %15 arttırdım'' gibi.

Girizgah
Sayın yetkili, eğer isim biliyorsunuz Sayın Anıl GÜÇLÜ, değerli yetkili ya da riske girmeyerek en sadesi Sayın İK Yöneticisiyle başlayabilirsiniz.

Konuya Giriş
Hangi pozisyonla ilgilendiğinizi, bu ilanı nerede gördüğünüzü kısa cümleyle belirtin yeter. Unutmayın! Sadece Kariyer.netten iş başvurusu yapmıyorsunuz. İnsan Kaynakları çalışanının direkt mail kutusuna gidecek bir başvuruya ön yazı yazıyorsunuz diyelim. Böyle durumda;

''Sayın Yetkili/X Bey/Y Hanım, sizinle www.iskur.gov.tr kariyer portalı üzerinden yayınlanan İnsan Kaynakları Uzmanlığı ilanı hakkında iletişime geçiyorum.'' Gördünüz mü? Ne kadar da sade ve amaca yönelik bir giriş.

Gelişme
Dananın kuyruğunun koptuğu yer. En fazla 5 cümleyle kendinizi anlatın. Eğer yeni mezunsanız ve iş deneyiminiz yoksa kariyer hedeflerinizden, sahip olduğunuz sertifikalardan, bir profesyonelseniz toplam iş tecrübenizden, sahip olduğunuz yetkinlikleri özet geçerek anlatınız.

''X Şirketinde satış uzmanı olarak görev aldığım 5 yıl içerisinde, müşteri ile ilişkiler, %20 satış hacmini arttırma, müşteri ziyaretleri gibi yaptığım görevler ve aldığım sorumluluklarımın da yardımı ile, Satış Yöneticiliği görevini daha üstün bir performans ile yerine getireceğime inanıyorum.'' gibi

Kapanış
Ön yazının en kolay yazılabilen bölümü de burasıdır. Vakit ayırdığınız için teşekkür eder ve iyi günler dilerim. Saygılarımla. Özgeçmişimle ilgilendiğiniz için teşekkür eder, birebir mülakatta yetkinliklerimi anlatmak isterim gibi.

Örnek;
Sayın Yetkili, sizinle kariyer.net kariyer portalı üzerinden yayınlanan İnsan Kaynakları Uzmanlığı ilanı hakkında iletişime geçiyorum.

  İsmim Anıl GÜÇLÜ. Anadolu Üniversitesi İktisat mezunuyum. Bu pozisyona aday bir çalışanda ihtiyacınız olduğunu düşündüğüm çoğu özelliği taşıdığıma inanıyorum. İnsan Kaynakları alanında 3 seneye yakın bir iş tecrübem ve konu hakkında sertifikalarım bulunmaktadır.

Yetkinlikler olarak performans değerlendirme sistemi, işe alımın tüm süreçleri, oryantasyon planı hazırlama, turnover raporlama ve işe alım sayaçlarının hazırlanması, eğitim planlama, micro bordrolama, kariyer haritası hazırlama ve çıkış mülakatlarının raporlanmasını gerçekleştirmekteyim. Ayrıca Ege Üniversitesinde İnsan Kaynakları Yönetimi alanında yüksek lisansa başladım.

 İş tecrübelerim ve eğitim hayatımla beraber İnsan Kaynakları Uzmanlığının görev tanımında yer alan çoğu kabiliyete kavuştum. Hedefim doğrultusunda bana deneyim kazandıracak ve bendeki deneyimi de şirketime aktarabileceğim ve birlikte sinerji yaratacağımız bu pozisyona başvuru isteğimi belirtmek istiyorum.

Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim;
Saygılarımla.

Devamını oku... »

Kariyer.Net Taktikleri

0 comments

Kariyer.net’te bir ilana ortalama 2500 başvuru geliyor. Ortalama belirttiğim bu rakam 3000’leri buluyor büyük şehir ilanlarında. Bu binlerce kişi arasında kaybolmamak için gerekli birkaç tüyoyu sizinle paylaşayım istiyorum. 

- Öncelikle profil fotosu. En iyi fotoğraf iİK'cının dikkatini çekmeyen foto demişler. Bu yüzden prof. görüntüye sahip bir resim seçmelisiniz. İllaki Amerikan vizesine başvurur gibi bir şey istemiyoruz ama en azından facebook profil fotosundan alınma olmasın. En ilginç yapmamanız gerekenleri sayacak olursam; selfie’li foto koymayın hele ki sevgilinizle çektiğiniz selfie’yi iş başvurusunda hiç kullanmayın elenirsiniz. Güneş gözlüklü yan profilden çekilmiş foto koymayın. Ördek dudak yaparak facebook profil resminizi kariyer.net’te kullanmayın. En ilginci de boş “mermer” resmini profil fotoğrafınız yapmayın evet en ilginci buydu.

Dediğim gibi binlerce başvuru arasından İK’cılar önce hızlı bir ön eleme yapmakta ve siz, diğer rakip 999 aday arasından daha ilk basamakta elenmemek için çok kasmayan ama salaşta olmayan bir resim kullanın.

Bir dipnot: Hiç resim koymasam olmaz mı? ABD’de başvuruya resim koymanın sonu ırkçılığa kadar gittiği için resim koymak yasaktır. Biz tabi Amerikan sınırları dışında Türkiye İK’larını değerlendirirsek bizde de resim koymamak bir handikaptır. Kariyer.net başvurunuzda resim koymamanız özensiz hazırlanmış bir CV ve 2 dk.yı almayacak sürede bir resim koymaktan acizlik işten kaçış şeklinde değerlendirilebilir. O yüzden güzel vesikalık tarzda bir resim koyun siz.

- Ön yazı: ön yazı nedir, nasıl yazılır ve hangi amaca hizmet eder şeklinde çok daha detaylı bir yazı yazacağım ama burada özet geçeyim. CV’niz bir futbol takımıysa ön yazınız o takımın forvetidir. Yani binlerce başvuru arasında ben ön yazıları eksiksiz muhakkak okuyorum. CV'nizin özeti olan bir ön yazı ve klasik “yaparım, ederim” tarzından ziyade “şu nedenle yaparım, bu nedenle ederim” gibi daha somut delillerle ön yazı formatı hazırlayın. Özellikle satışçı arkadaşlar için rakamsal değerler içeren işlerle bir ön yazı yazın. Burada detaylı ''ön yazı nasıl yazılır'' yazısına ulaşabilirsiniz.

Bir dipnot: Ön yazınızla ilgili google’da ilk bulduğunuz basma kalıp ön yazıyı kopyala yapıştır tarzda yazmayın. Şirkete özel bir girişle dediğim kriterleri anlatan yazı kafidir. Basma kalıp ön yazıyı kullanmanız her adayda görüldüğünde belli bir süreden sonra sanki Kızılay'ın dağıttığı ön yazı gibi oluyor ve ön yazının esas amacını baltalıyor. Son olarak ön yazınıza ‘’beni tanısanız çok seversiniz :)’’ yazmayın tanıyasımız gelmiyor valla. Ön yazı adamı vezir de eder rezil de eder.

- CV güncelleme tarihi: Cv’inizi ne kadar güncellerseniz o kadar öne çıkarsınız diye bir şehir efsanesi duydum bir arkadaştan. O arkadaşım saat başı CV’sine bir nokta koyup bir nokta siliyordu ve böylece özgeçmişini saat başı güncelliyordu. Öyle bir şey yok. Gelen başvurular başvuru tarihine göre sıralandığında en son başvurular en üstte çıkmakta haliyle. Yani böyle bir durumda günde dakika başı f5’e basmakla olmaz bu işler. Eğer başvuru tarihi ve CV güncelleme tarihi yakınsa bu adayın aktif iş arayışı olduğunu bildirdiği için ön sıralardan çağırılabilirsiniz. CV’yi güncellemenin tek mesajı budur. Başvuru tarihinize yakın özgeçmiş tarihi güncellenirse aday aktif iş arayışında demektir. CV’sini en son 2013’te güncelleyen adayın iş arayışı yok demektir ve İK’cılarda öncelikle güncel özgeçmişi yapan adayları çağırmaya başlar.

Son notlar; neden kimse özgeçmişime bakmıyor derseniz kara listeye alınmış olma ihtimaliniz olabilir. Yani mülakata geleceğim deyip habersiz gelmezseniz veya mülakatta çok agresif bir tutum sergilerseniz kara listeye alınabilirsiniz ve o şirkete yaptığınız başvurular gözükmez hale gelir. Burada detaylı ''kariyer.net ve kara liste'' yazısına ulaşabilirsiniz.

Çoğu İK'cı bir şirketin açtığı tüm departman başvurularına başvurmayın derler haklılar. Mesela x şirketi hem özel güvenlikçi ilanı hem temizlikçi ilanına hem İK müdürü ilanına hem muhasebeci ilanına hem de şoförlük ilanına başvurursanız bu ne iş olsa yaparım abi havası yaratır ve İK'cılar bunu sevmez. Sen her işi yapma sadece uzman olduğun işi en iyi yap yeter. Bir parantez açayım x şirketinin ön muhasebe ve genel muhasebe pozisyonuna başvuru ya da hem İK asistanlığı hem de bordro uzmanlığına başvurusu sırıtmaz ama mesela aynı şirketin hem müdürlük hem de güvenlikçi ilanına başvurunuz soru işareti yaratır akıllarda.

Başvuru görüntülendi, özgeçmiş görüntülendi ne demektir? Kariyer.net arkadaş bulma sitelerinin kullandığı filtreleme tarzını kullanır. Yani mesela siz bir sevgili ararken şurada yaşasın, yaşı şu olsun, en az lisans mezunu olsun hatta sigara içsin/içmesine kadar filtreleme yapabilirsiniz. İşte bu “başvurunuz görüntülendi” , başvurunuz şu kadar listelendi de bu mantıkta çalışmaktadır. İK'cı oraya sigara içmesin diye kriterle arama yaparsa ve siz sigara içiyorumu işaretlerseniz başvurunuz görüntülenmez. Mesela başvurunuz 6-7 kritere uyduğu anda geriye kalan bir avuç başvuru arasında gözükür ve toplam 1-2 sayfa kalan bu son başvurular arasında özgeçmişiniz daha rahat incelenebilir. Yani 3000'leri gören başvuru sayısı toplamda 65 sayfayı geçmektedir ama arka arkaya yapılan bu filtreleme sonrasında başvurunuz “şu kadar listelendi” yazısını görüyorsanız yavaş yavaş sevinmeye başlayabilirsiniz. Şunu da hatırlatayım her görüntülenen özgeçmiş de maalesef görüşmeye çağrılmaz.

Kariyer.netle ilgili aktaracağım bilgiler şimdilik bu kadar. Tüm yazı ve seri boyunca size 2 temel fark ve 3 dinamikten bahsedeceğim. Mavi yaka-beyaz yaka alımları. Mavi yaka’da da turnover oranının yüksek olduğu ‘’çağrı merkezi’’, ‘’turizm’’ sektörü ve ‘’satış departmanı’’ gibi bölümlerde size söylediğim ve söyleyeceğim taktikler pek işe yaramaz çünkü işe alınma ihtimaliniz daha yüksek ve esnektir. Beyaz yaka tarzı ve executive veya daha sofistike ilanlarda bu taktikleri kullanmak elzemdir.



Saygılarımla,
iKMania

Devamını oku... »

CV Hazırlama Sanatı

2 comments

CV Hazırlamanın Püf Noktaları

Merhaba. Olmak ya da olmamak arasında sadece 6 saniyeniz var desem. Peki, bu 6 saniye ne anlama geliyor? İşe yeni eleman alma süreci açıldıktan sonra masanıza dizilmiş 150 tane cv’yi gözünüzde canlandırın ve siz ilk etapta tüm cv’lere hızlı bir bakış atarak ilk elemeyi yapıyorsunuz. İşte tüm bu cv dağı arasında bir cv’ye harcanan zaman ve inceleme süreniz ortalama 6 saniye sürmektedir. İşte bu kritik 6 saniye içerisinde ölümcül hatalar yapmaktan kaçınarak cv’niz sayesinde mülakata davet edilme şansınız olmakta ya da olmamaktadır.
 Genel olarak da cv nedir diye tanımlayacak olursak eğer, cv kapıyı çalmanıza yarayacak bir araçtır. Kapı aralandıktan sonra içeri girmek ise sizin kişiliğinize, becerilerinize, zekânıza ve elbette işe uygunluğunuza kalmıştır. Gelin öncelikle yapmamanız gereken kırmızı çizgilerle çizilen bu ölümcül hatalar nelerdir onları inceleyelim.

CV hazırlarken bunları yapmayın:

1-) CV’ye koyulacak fotoğraf seçimi.

Şahsi aktif iş deneyimlerde gördüğüm kadarıyla özellikle yaşı genç olanlar cv’lerindeki fotoğraflara sevgilisiyle çektiği selfie’yi koyacak kadar çıtayı yükseltmişlerdir. CV’nizdeki fotoğrafınız facebook profil fotosundan alınmış bir izlenim yaratmamalıdır. İlla ki biz ik’cılar olarak, sanki Amerika’ya vize başvurusu yapar gibi takım elbiseli vesikalık istemiyoruz ama işin ciddiyetini yansıtacak prof. bir görüntü sağlayan fotoğraf koymanız önemlidir. En iyi fotoğraf ik'cının dikkatini çekmeyen fotoğraf demişler. Eğer dikkat çekerse sorun vardır.

2-) Gramer ve dilbilgisi hataları.

Saçma bir hassaslık olarak düşünmeyin! 2013 yılında yapılan careerbuilder anketine göre işverenlerin %58’i en çok yazım hataları nedeniyle adayların işi kaybettiğini söylüyor. Ankete katılan bir işveren olan hargett’a göre ‘’bugün ve gelecekte, gramer hataları yapmanın bahanesi olamaz.’’ diye belirtiyor. -de, -da'ları ayıramayan, soru ekleri bitişik yazılmış cv'ler ik'cı da özensiz hazırlanmış bir izlenim yaratıyor.

3-) CV'inize kpss puanını yazmak.

Genel olarak aldığınız başarı puanları, sertifikalar ve çeşitli ödüller elbette önemlidir ama bunun da bir hususu vardır. Uluslararası denklik gerektiren yds ya da ıelts puanlarının yanında ales puanınızı yazabilirsiniz ama cv'ye yazdığınız puanı kaç olursa olsun kpss puanı direkt elenmenizi sağlar. Bir ihtimal acil personel gerektiren işlere davet edilebilirsiniz ama uzun vade de kpss puanını yazmış personel yarın ilk fırsatta kaçabilir imajı yaratmaktadır.

4-) Düzensiz hazırlanmış bir akış.

Unutmayın, o mülakat davetini alabilmek için 6 saniyeniz var. Bu nedenle en üst satıra en vurucu özellikleri yazıp altlara doğru akışı düzenlemeniz gerekli ve olabildiğince cv'yi gereksiz ayrıntılardan arındırın. Sadece 6 saniye ayrılan bir cv incelenirken maksimum 2 sayfanız olsun.

5-) Kopyala-yapıştır tarzı bir ön yazı.

Ben ön yazıları okurum ve gerçek manada iyi girişli bir ön yazı sizin şansınızı arttırır ama bunda da ince bir nüans vardır. Özellikle kariyer.net tarzı sitelerde sanki tek bir ağızdan yazılmış copy-paste tarzı bir ön yazı yazmayın. Klasik “yaparım, ederim” tarzından ziyade “şu nedenle yaparım, bu nedenle ederim” gibi daha somut delillerle ön yazı formatı hazırlayın. Ayrıca başvurduğunuz firmaya özel bir hitabınız olsun. İlerleyen dönemlerde ayrıca bir etkili ön yazı hazırlama çalışması yapabilirim.

6-) Prof. bir görüntüye sahip olmayan mail adresi almak.

CV hazırlamak bir sanattır arkadaşlar ve ince işçilikle çalıştığınız bu sanat harikanız “dj_deli_ruzgar@hotmail.com” ya da “crazy_asi_stayla@gmail.com” tarzı mail adresleriyle enkaza dönmesin. Özellikle hotmail kullanan kişiler saf ad-soyad'dan oluşan mail isimleri alamayabilir ona itirazım yok ama elinizden geldiğince ve hatta mümkünse isminiz, soy isminizden oluşan bir mail adresini cv'ye yazın.

7-) İş tecrübelerinize sadece yılı ve firma ismini yazmak.

Yukarıda belirtmiştik, uzunluğun en fazla 2 sayfa olması gerekiyor diye. İşte bu yüzden özellikle son iş deneyiminize çalıştığınız pozisyonun yanında kısa bir görev tanımı ve varsa başarılarınızı sayısal ifade etmeniz gerekli.

8-) CV'nizi absürt isimlerle kaydetmek.

CV'nizi “ozgecmisim.doc” – “guncel ozgecmisim.doc” gibi dosya isimleriyle kaydetmeyin. Bunun nedeni ik'cıların kılı kırk yarması nedeniyle değil. Aksine bu şekilde kaydedilen özgeçmişler ık’cının klasörlerinde kaybolabilir ve bulunması çok zordur. Maillere başvuru aracıyla gelen özgeçmişler aday havuzuna aktarılırken isim ve soy isimsiz kaydedilen bir özgeçmiş bulunamaz. En sade ve mantıklısı isim soy isim şeklinde kaydetmek. Örnek; ’‘Anıl Güçlü_cv” ne kadar da temiz. CV'nize yılı bile yazmanıza gerek yok.

Son olarak da maksimum 6 saniyede sizi en iyi anlatacak 2 sayfayı geçen cv'leri nasıl kırpabilirsiniz bunu da anlatıp yazıyı tamamlayalım.

Stajlar: çalışma hayatında en az 5-10 seneyi doldurmuş kişilerin fii tarihinde yaptığı stajla, sizce insan kaynakları hala sizin nerede staj yaptığınızla ilgilenir mi? yeni mezun değilsiniz, özgeçmişinize yazacak bir sürü pozisyon ve başarı varken staj yazmayın.

İlkokul ve ortaokul: Bu bilgiler de diğer yer israfı bilgiler arasında. Lisenizi ve üniversitenizi yazmanızı anladık, çok mantıklı. Peki, bir insan kaynakları çalışanı, sizin hangi ilkokula gittiğinizle neden ilgilensin? Evet, doğru bildiniz, ilgilenmiyor.

Not ortalaması: bu bilgi de aynı staj bilgisi gibi daha çok yeni mezunlara yönelik bir bilgi. 12 kişilik bir ekibi yönetip milyon tl’lik bir bölgede ticaret yapmış bir satış şefi olarak gerçekten not ortalamanızı paylaşmanıza gerek yok.

Temel bilgisayar ve ofis araçları bilgisi: Microsoft Office programları? Excel? Outlook? Günümüz teknoloji çağı, kişiler visual basic’de makro yazarken sizin oraya Office programlarını yazmanız, telefon – fax bilgisi yazmanız biraz abesle iştigal.

Yazacağım son 2 maddede biraz kararsızım. Bunların cvinizde olup olmaması size bağlı olsun.

Hobiler: kitap okumak, alışveriş, bilgisayar…? İnsan kaynakları çalışanlarının hobilerinize ayırdığı zaman 1 saniyeyi bile geçmiyor. O alana kesinlikle çok daha etkileyici şeyler yazabilecekken boşuna alan kaybediyorsunuz. Çok yönlü, sosyal bir insan olduğunuzu mülakatta göz temasıyla, sağlam bir el sıkışmayla, güler yüzle ve kendinize güvenle gösterebilirsiniz. O yüzden hobileri yazmayabilirsiniz ama diğer taraftan kimi ik uzmanları da özellikle hobilere önem ilgi veriyor. Misal hobisi izcilik olan bir adayı sırf kendisi de izcilik yaptı diye ya da scuba divingle ilgilenen birisini sırf anılarını dinlemek için mülakata çağırabilmektedirler. Burada da bence kritik nokta; ekstrem sporlarınız ve hobileriniz varsa yazın, yeni mezunsanız yazın, eğer cv'niz hobilerle beraber 2 sayfayı geçiyorsa yazmayın gitsin.

Referans: referans kontrolü genelde mülakatın en son aşamasında, biraz da prosedür gereği yapılır. Dolayısıyla, insan kaynakları çalışanının gerçekten bir referansa ihtiyacı olduğunda sizinle iletişime geçecektir merak etmeyin. Oraya bunu yazmanızın hiç bir anlamı yok ama kimi ik uzmanları da özellikle referansı olmayan adayları elemektedir. Tercihe göre en azından 1 tane referans yazabilirsiniz.

Toparlarsak her çalışanın, her yaşın, her pozisyonun özgeçmişi farklı olmalıdır. 5-10 yıllık bir çalışanken yeni mezun gibi bir özgeçmişle işe başvuramazsınız. 40 yaş üzeriyseniz 25 yaşında birinin özgeçmişini de kullanamazsınız. Bu konu çok ama çok önemli. O yüzden, yukarıda saydığım tüm maddeleri özgeçmişinizden çıkarın ve oraya çok daha yararlı ve sizin, o pozisyon için en iyi aday olduğunuzu insan kaynaklarına anlatacak bilgiler koyun. Unutmayın 6 saniyede 2 sayfayı geçmeyen son derece etkili ve nokta atışlı bir cv'niz olsun.

Peki ya bunlar yapmamamız gerekenlerdi, doğru cv formatı nasıl olmalıdır dediğinizi duyar gibiym. İçeriğe değil, neyin nasıl dizildiğine dikkat ediniz lütfen.

Saygılarımla,
iKMania



Devamını oku... »